Tüp bebek tedavisi, her çift için farklı bir yolculuktur.
Bu süreçte en çok merak edilen sorulara, Kadıköy Tüp Bebek ekibi olarak yanıt veriyoruz.
Sorularınızın cevabını aşağıda bulabilir veya detaylı bilgi için kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.
Tüp bebek (IVF), yumurta ve spermin laboratuvar ortamında döllenmesi ve oluşan embriyonun rahme transfer edilmesi işlemidir. Yani döllenme vücut dışında, özel laboratuvar koşullarında gerçekleşir.
Tüp bebek tedavisi şu durumlarda önerilir:
Kliniğimizde tedavi genellikle 5 aşamada tamamlanır:
Hayır.
Yumurta toplama işlemi kısa süreli anestezi altında yapılır ve ağrısızdır.
Embriyo transferi ise genellikle anestezi gerektirmeyen, rahatsızlık hissinin minimal olduğu bir işlemdir.
Genellikle 2–3 haftalık bir süreçtir.
Yumurtalıkların uyarılması 10–12 gün, döllenme ve transfer ise 3–5 gün içinde tamamlanır.
Ancak bazı durumlarda kişiye özel protokollerle süre uzayabilir.
Başarı oranı kadının yaşı, yumurta kalitesi, sperm yapısı ve embriyo kalitesine bağlıdır.
Genel olarak:
Türkiye yönetmeliklerine göre:
Kadıköy Tüp Bebek’te hedef her zaman “az ama kaliteli embriyo transferi”dir.
Hayır.
Vitrifikasyon yöntemiyle dondurulmuş embriyolar çözülme sonrası %95 oranında canlı kalır.
Gebelik oranı, taze embriyo transferine eşdeğerdir.
Yasal olarak Türkiye’de 45 yaşına kadar tedavi mümkündür.
Ancak başarı oranı yumurta kalitesiyle doğrudan ilişkili olduğu için, ideal yaş aralığı 23–38 olarak kabul edilir.
Hayır, tüp bebek yöntemi düşüğü artırmaz.
Ancak ileri yaş veya genetik nedenler düşük riskini artırabilir.
Bu nedenle bazı hastalarda PGT-A (genetik embriyo taraması) yapılır.
Evet.
Tedavinin büyük kısmı ayaktan yapılır.
Sadece yumurta toplama günü dinlenme önerilir; diğer günlerde günlük yaşam sürdürülebilir.
Transfer günü, gelişen en kaliteli embriyo seçilerek rahme ince bir kateterle yerleştirilir.
İşlem ağrısızdır ve yaklaşık 10 dakika sürer.
Sonrasında kısa bir dinlenme yeterlidir.
En sık nedenler:
Kadıköy Tüp Bebek’te başarısız denemeler sonrası her hasta detaylı analiz edilerek kişiye özel ikinci planlama yapılır.
PGT-A ile sağlıklı embriyolar seçilerek başarı oranı artırılır ve düşük riski azalır.
IVF döngülerinde genellikle enjekte edilen hormonal ilaçlar (gonadotropinler) kullanılır kullanılır.Bu ilaçlar, yumurtalıklarda bulunan folikülleri yumurta üretimi için uyarmaya yardımcı olur.
Enjekte edilebilir doğurganlık ilaçlarının olası yan etkileri şunlardır:
OHSS semptomlarının (bulantı, şişkinlik, yumurtalıklarda hassasiyet) çoğu hafiftir. Semptomlar, genellikle yumurta toplama işleminden birkaç gün sonra tedavi edilmeden geçer. Şiddetli vakalarda OHSS, karın (göbek) ve akciğerlerde büyük miktarlarda sıvı birikmesine neden olabilir. Bu durum, çok genişlemiş ve büyümüş yumurtalıklara, dehidrasyona, solunum güçlüğüne ve şiddetli karın ağrısına neden olabilir. Çok nadiren (tüp bebek için yumurta toplanan kadınların %1’inden azında), OHSS kan pıhtılaşmasına ve böbrek yetmezliğine yol açabilir.
Geçmiş yıllardaki bazı çalışmalar, yumurtalık kanseri ile doğurganlık ilaçlarının kullanımı arasında bir bağlantı olduğunu öne sürmüştür. Ancak, daha yeni ve iyi yapılmış çalışmalar artık yumurtalık kanseri ile doğurganlık ilaçlarının kullanımı arasında net bir ilişki göstermemektedir.
Yumurta toplama işlemi sırasında doktorunuz, vajinal ultrason eşliğinde uzun ince bir iğne yardımıyla vajinanızdan yumurtalıklardaki foliküllere ulaşır. Bu işlem için olası riskler şunlardır:
Embriyoları uterusa (rahim) nazikçe yerleştirmek için bir kateter kullanılır. Rahim ağzından kateter yerleştirildiğinde hafif bir kramp hissedilebilir veya sonrasında vajinal lekelenme (hafif kanama) yaşanabilir. Çok ender olarak, genellikle antibiyotiklerle tedavi edilebilen bir enfeksiyon gelişebilir.
Çoğul gebelik (birden fazla bebeğe sahip gebelik) olması, özellikle birden fazla embriyo transfer edildiğinde, IVF ile daha olasıdır. Bu gebeliklerde aşağıdaki önemli riskler mevcuttur:
Doktorunuz, çoğul gebelik riskinin en düşük olduğu yüksek gebelik olasılığını sağlamak için gereken minimum embriyo sayısını transfer etmelidir. Çoğul gebelikten kaçınmanın bir yolu, bir seferde yalnızca bir embriyo transfer etmeyi seçmektir.
Genel popülasyonda doğum kusurları riski %2-3’tür ve infertil hastalarda risk biraz daha yüksektir. Bu riskin çoğu, gecikmiş gebelik ve kısırlığın altında yatan nedenden kaynaklanmaktadır. Doğum kusurlarından tek başına IVF’in sorumlu olup olmadığı tartışma ve çalışma konusu olmaya devam etmektedir. Ancak IVF ile birlikte intrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI) yapıldığında doğum kusurları riski çok hafif artabilir. Ek olarak, ICSI ile cinsiyet kromozomu (X veya Y kromozomu) anormallikleri riskinde hafif bir artış olabilir. Bununla birlikte, bu risklerin ICSI prosedürünün kendisinden mi yoksa spermin kendisiyle ilgili sorunlardan mı kaynaklandığı belirsizdir. Sperm kusurları olan erkeklerin, çocuklarına aktarılabilen kromozomal anormalliklere sahip olma olasılığı daha yüksektir. Yine de bu bozukluklar oldukça nadirdir. İmprinting bozuklukları olarak adlandırılan nadir genetik sendromlar, IVF ile hafifçe artabilir.
IVF sonrası düşük oranı, annenin yaşı arttıkça riskin artmasıyla birlikte, doğal gebeliğe benzer orandadır. Düşük oranı 20’li yaşlarındaki kadınlar için %15 kadar düşükken, 40’lı yaşlarındaki kadınlar için %50’den fazla olabilir. IVF ile dış gebelik (tubal) için küçük bir risk (%1) vardır; ancak bu oran infertilite öyküsü olan kadınlara benzerdir. Dış gebelik meydana gelirse, gebeliği sonlandırmak için ilaç tedavisi veya cerrahi operasyon planlanabilir. Vajinal lekelenme ya da kanama, baş dönmesi ya da bayılma, bele vuran ağrı, kan kaybına bağlı düşük tansiyon gibi belirtiler varlığında gebeliğin rahim içinde olduğunu gösteren bir ultrason yapılmamışsa acilen doktorunuza veya bir sağlık kuruluşuna başvurun. Bunların hepsi olası bir dış gebeliğin belirtileridir. Tüp bebek sonrası heterotopik gebelik riski %1’dir. Heterotopik gebelik, bir embriyonun rahim içinde implante olması ve eş zamanlı başka bir embriyonun tüpte (dış gebelik olarak) yerleşmesidir. Heterotopik gebelikler genellikle ameliyat gerektirir (dış gebeliği çıkarmak için). Çoğu durumda, tüpteki dış gebelik çıkarıldıktan sonra rahim içindeki gebelik güvenli bir şekilde gelişmeye ve büyümeye devam edebilir.

Türkiye’de tüp bebek tedavilerinin öncülerinden biri olan Prof. Dr. Sedat Kadanalı, uzun yıllara dayanan akademik ve klinik tecrübesiyle infertilite ve üreme endokrinolojisi alanında binlerce hastanın tedavisini başarıyla gerçekleştirmiştir. Halen Kadıköy Kadın Doğum çatısı altında, tüp bebek ve infertilite alanlarında hastalarını kabul etmektedir.

Kadın hastalıkları, doğum ve tüp bebek uzmanı olan Op. Dr. Nihan Kadanalı Mutlu; infertilite, yumurta dondurma, menopoz yönetimi ve estetik jinekoloji alanlarında çalışmaktadır. Modern tıbbın yanı sıra hastalarının yaşam kalitesine odaklanan, bütüncül bir sağlık yaklaşımı benimsemektedir.
Tüp Bebek Aşamaları
İletişim
Bu sayfanın içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, teşhis ve tedaviler için lütfen doktorunuza başvurunuz.
Copyright © 2026 Tüm Hakları Saklıdır.
Son Güncelleme : 16.06.2026 15:37
Editör ile iletişime geçin : mert.iskar@gmail.com